yapıkredi borç sorgulama , yapıkredi borç ödeme, yapıkredi , kredi kartı borç sorgulama , kredi kartı borç ödeme , kredi kartı borç öğrenme , borç sorgulama , borc sorgulama , borç ödeme Ana Sayfa







PALANDÖKEN, 'DİZİ FİLMLER TÜRKİYE'NİN TANITIMININ CAN SİMİTİDİR'

ANKARA- Türkiye'nin 2023 yılında turist sayısını 50 milyona, turizm sektörünün cirosunu da 50 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizin tanıtımı dizi filmlerimiz aracılığıyla da yapılırsa hedefe daha kolay ulaşılır. Film ve diziler turizm alanındaki hedefe ulaşmada önemli bir fırsattır. Türkiye, ABD ve Çin'in yanı sıra Latin Amerika, Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri de dahil 120 ülkeye dizi film ihraç ediyor. Dizi sektörü hızla büyüyor. Turizm Bakanlığı da bunu dikkate alarak tanıtım stratejisinde film yapımcıları ile birlikte çalışmalı, ortak projeler uygulamalı' dedi.

 

-'TURİZMDE EN ETKİLİ SİLAH DİZİ FİLMLER'

Film yapımcılarını da çektikleri dizilerde, iç mekan görüntülerinin yanısıra ağırlıklı olarak ülkemizin coğrafi bakımdan tarihi ve turistik güzelliklerini gösteren dış mekan görüntülerine yer vermeye çağıran Palandöken şunları söyledi: 'Sinema ve televizyonlardaki dizi filmler, çekildiği yerin doğal, kültürel ve tarihî yapısını yansıtmasının yanı sıra turizmdeki imajı da etkilemektedir. Filmlerin ve televizyon dizilerinin turizm ve ekonomi açısından sağladıkları kazanç çok büyük rakamlara ulaştı. Yapılan araştırmalara göre; Yüzüklerin Efendisi filminin Yeni Zelanda'ya katkısı 2 milyar dolar. Bu film sayesinde Yeni Zelanda'ya gelen ziyaretçi sayısı, yüzde 50'lik artışla 2.4 milyona ulaştı. Cesur Yürek filminin ardından İskoçya'daki Wallace Anıtı'nın ziyaretçi sayısı yüzde 300 arttı. Görevimiz Tehlike 2'nin ardından Sydney'deki milli parkların ziyaretinde yüzde 200 artış yaşandı. Bir başka araştırmada Avrupalıların yüzde 80'inin, film ve dizilerde gördükleri bölgelere gitmeyi tercih ettiklerini ortaya koymuştur. Truva adlı filmde, sadece heykelin Türkiye'den getirilmesiyle Çanakkale'ye gelen turist sayısında yüzde 73 artış sağlanmıştır. Dizilerin Türk turizmine olumlu etkisi 2002 yılında Asmalı Konak'ın yabancı ülkelerde gösterilmesiyle başladı. Dizi gösterime girince çekildiği bölge turist akınına uğradı. İnsan, seyredip etkilendiği dizide hikayenin geçtiği ülke veya şehre ulaşmak istiyor ve artık potansiyel bir turist oluyor. Türkiye dizi filmler üzerinden hem turist çekiyor, hem de yüksek miktarda ihracat geliri sağlıyor.'

 

-'DİZİ VE FİLMLER VERGİ POLİTİKALARIYLA DESTEKLENMELİ'

Türkiye'nin tarihi, kültürel ve turistik yerlerini dizi ve filmlerde gösteren senaryolar için, bunların gişe gelirleri üzerinden belli bir oranda vergi indirimi yapılmasının turizm gelirlerinin artmasını sağlayacağını ifade eden Palandöken, 'Bu yöntem uzun yıllardır ABD'de uygulanıyor. Bizde de uygulanması halinde dizi ve filmler teşvik edilmiş olur. Bunun sayesinde turist sayısı ve döviz girişi artar. Ülkemiz, dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir coğrafyaya sahip. Aynı anda hem denize girilip hem de kayak yapılabilen başka bir ülke yok. Ayrıca binlerce yıllık tarihi barındıran bu coğrafya yeterli tanıtım ve uygun politikalarla dünyanın en fazla turist çeken ülkesi haline gelebilir. Tarihi ve kültürel varlıklarımızın kıymetini ve bunların sağlayacağı fırsatları çok iyi değerlendirmeliyiz' diye konuştu.

PALANDÖKEN; 'KURUŞLARIMIZI BIRAKACAK KADAR ZENGİN DEĞİLİZ'

ANKARA- Nakit yapılan alışverişlerde para üstü verilmeyerek haksız kazanç sağlandığını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Etiketlerde gözüken kuruşlu fiyatlar, kasada yukarı yönlü eğilim ile yuvarlanıyor. 2017 Ocak Ayı itibariyle piyasaya sürülmüş olan 208 milyon 694 bin 550 adet 1 kuruş ve 1 milyar 447 milyon 864 bin 750 adet 5 kuruş bulunmaktadır. Perakende işletmelerin bir çoğunda alışverişlerde para üstü olarak kuruşlar verilmemektedir. Her alışverişte vatandaşın 1 kuruşu ile büyük bir kazanç oluşmaktadır. Vatandaşımız bilinçli olmalı ve kuruşunu ısrarla istemelidir. Çünkü vatandaşın kuruş para üstünü almaktaki ısrarı karşısında işyerleri de kasalarında kuruş bulundurmaya başlayacaktır' dedi.

 

-'KAMU SPOTU İLE HALKIMIZ BİLİNÇLENDİRİLMELİDİR'

Tüm alışverişlerinde vatandaşa hakkını aramakta ısrarcı olması gerektiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Haksız rekabet yapan ve haksız kazanç sağlayan işyerleri ile ilgili kamu spotu hazırlanarak halkın her alışverişinde kuruşlu para üstünü istemesi gerekmektedir. Ayrıca etikette düşük fiyat gösterip para üstü vermeyen işyerlerinin uyguladıkları satış politikalarının adil olmadığı ve piyasadaki kuruşların kullanılması gerekliliğini vurgulayan içerikler ile kamu spotları hazırlanarak bütün televizyonlarda yayınlanmalıdır. Çünkü kuruşlarımızı bırakacak kadar zengin değiliz. En önemlisi damlaya damla göl olur atasözünü unutmamalıyız' diye konuştu.   

 

-'PARA ÜSTÜNDEN VERGİSİZ KAZANÇ ELDE EDİLİYOR'

Nakit parayla alış veriş yapan müşterilerden kalan 1 kuruşların toplamda milyonlarca liralık kazanca dönüşebildiğini vurgulayan Palandöken, 'Para üstü olarak kalan kuruşlar kayda girmediği için tüm mağaza ve şubelerden yılda milyonlarca liralık vergisiz kazanç elde ediliyor. Sonuçta vatandaşın önemsemediği kuruşlar yılsonunda büyük bir kazanca dönüşüyor' şeklinde konuştu.  

PALANDÖKEN, 'İŞYERİ AÇAN 100 KİŞİDEN 68'İNİN MESLEKİ EĞİTİMİ YOK'

ANKARA- Perakende ve pazarlama sektöründe bulunan yetişmiş eleman açığının, meslek odaları tarafından kapatılabileceğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK)  Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Konfederasyonumuzun talebi çerçevesinde 28. Mesleki Eğitim Kurulu kararı ile perakende ve pazarlama sektöründe yer alan 14 adet satış elemanlığı mesleği 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun kapsamı dışına çıkarıldı. Alınan bu kararı esnaf ve sanatkâr teşkilatı olarak olumlu karşılıyoruz' dedi.  

 

'EĞİTİM SÜRELERİ KISALIRSA SEKTÖRDE YETİŞMİŞ ELEMAN AÇIĞI KAPANIR'

Gençlerin rağbet ettiği perakende ve pazarlama sektöründe çalışabilmek için satış elemanlığı ustalık belgesinin zorunlu olduğuna dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Satış elemanlığı mesleğinde 3-4 yıl süren eğitimler hem işverene hem çalışana çok uzun geliyordu. Bu sektörde çalışanların çok büyük bir bölümü eğitim sürelerinin uzun olmasından dolayı belgesi olmadan çalışıyordu. Mesleki Eğitim Kurulu kararı ile bu sorunda çözülmüş oldu. Daha kısa süreli eğitimler ile sektörün yetişmiş eleman açığı kapatılabilir. Her geçen gün değişen ve gelişen pazarlama ve perakende sektörünün ihtiyaç duyduğu yetişmiş eleman açığını ancak sektörü temsil eden meslek odaları tarafından verilecek daha kısa süreli eğitimler ve belgelendirme ile giderilebilir' diye konuştu.  

 

-'İŞYERİ AÇAN 100 KİŞİDEN 68'İNİN İŞ KONUSU İLE İLGİLİ MESLEKİ EĞİTİMİ YOK'

Girişimcilerin mesleki eğitim düzeylerinin işyerinin büyümesine büyük etkisinin olduğunu anlatan Palandöken, 'TÜİK'in verilerine göre yeni işyeri açan her 100 kişiden 68'inin iş konusu ile ilgili mesleki eğitimi bulunmuyor. Eğitim düzeyi arttıkça işyerinin büyüklüğü ve çalışan sayısı da artıyor. Çalışan sayısı 10-19 arasında olan işletmelerde girişim sahiplerinin yüzde 32'si mesleki eğitim almışken çalışan sayısı 1.000'in üzerinde olan işyerlerinde girişimcilerin eğitim oranı yüzde 76,3'e çıkıyor. Bu da gösteriyor ki kendi faaliyet alanı ile ilgili mesleki eğitim alanlar sektörde daha kalıcı oluyor ve daha çok büyüyor. Biz de özellikle bu nedenle mesleki eğitimi önemsiyoruz' şeklinde konuştu.

PALANDÖKEN, 'DİZEL ARAÇLAR HEM PAHALI, HEM ÇEVREYİ 25 KAT FAZLA KİRLETİYOR'

ANKARA- İnsan sağlığı ve çevre kirliliğinin azaltılması amacıyla benzinli araçların özendirilmesini ve bu nedenle benzin fiyatlarında indirime gidilmesini isteyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Son dönemde Brent petrolün varil fiyatları yatay bir seyir içinde. 4 TL'ye dayanan dolar kuru ise son iki haftadır beklenildiği gibi düşmeye başladı. 3.62 ila 3.65 TL arasında dolar kuru seyrederken benzin ve motorine yapılan indirim çok yetersiz. Dolar kuru yükseldiğinde hiç zaman kaybetmeden zam yapanlar nedense indirimde bu kadar seri davranmıyorlar. Zamlar halkımızı ve ekonomiyi olumsuz etkilemektedir. Kura göre benzine son yapılan indirim yeterli olmamakla birlikte en az 25 kuruşluk bir indirim daha yapılmalı. Aynı şekilde motorin fiyatları da aşağı çekilmelidir. Çünkü benzin ve motorine yapılan zamlar enflasyonu azdırıyor, aile bütçelerini sıkıntıya sokmaktadır' dedi.

            -'TRAFİKTE MOTORİNLİ ARAÇ SAYISI ARTIYOR'

Son dönemde petrol fiyatlarında benzine yapılan zamlar dizel araç kullanımını teşvik eder nitelikte olduğunu kaydeden Palandöken, 'Dizel motorlu araçlar daha pahalı olmasına rağmen sayısı benzinli araçları geçti. Son yıllarda trafiğe çıkan araçların içinde dizellerin payı artıyor. Trafikte 3 milyon 803 bin 772 dizel otomobil varken 3 milyon 31 bin 744 benzinli otomobil var. Motorin vatandaşa daha hesaplı geldiği için haklı olarak tercihlerini dizel araç almaktan yana kullanıyorlar. Fakat motorinin, dizel araçların sağladığı tasarrufu katlar seviyede çevreyi ve havayı kirlettiği gerçeği göz ardı ediliyor. En önemlisi havayı kirletmesine rağmen dizel araçların fiyatları da benzinli araçalara göre daha palahı olduğu da göz ardı edilmemeli' diye konuştu.

            -'DİZEL ARAÇLAR ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI'

Dizel araçların çevreye ve insana verdiği zarara dikkat çeken Bendevi Palandöken, 'Dizel araçların insana ve çevreye verdiği zararların tahmin edilenden çok daha fazla olmasından dolayı bazı ülkeler dizel araçları yasaklama kararı almaya başladı. Hollanda Nisan 2016'da yasa tasarısını onayladı ve son tarihi 2025 olarak belirledi. Dünya genelinde İstanbul'un da dâhil olduğu 86 kentin temsilcilerini bir araya getiren Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu (C40)'nun Meksika'nın başkenti Meksiko'daki açıklamasına göre Paris, Meksiko, Madrid ve Atina 2025 yılından itibaren dizel yakıtlı araçların kullanımının yasaklanması yönünde karar aldı. Benzinli araç ve hatta bisiklet kullanımı teşvik edilerek yaygınlaştırılmalı, Avrupa ülkelerinde benzinli araca olan ilginin temelinde insan sağlığı ve çevre duyarlılığı ön plandadır. Türkiye'nin de hedefi bu yönde olmalı ve benzin fiyatlarında indirime gidilerek, benzinli araç kullanımı özendirilmelidir. Çünkü zararlı gaz salınımı benzinli araçlara oranla dizel araçlarda 25 kat daha fazla olduğu bilim adamları tarafından kanıtlanmıştır' şeklinde konuştu.